NABIZ

Gümüşhane haberleri,Gümüşhane haber,Gümüşhane,Gümüşhanespor,Gümüşhanespor Haberleri,Gümüşhane torul gençlik ,Gumuskoza.com.tr
Servet Selvi

2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılına Girerken

2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılına Girerken
Bu haber 14 Eylül 2017 - 11:53 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi kez görüntülendi.

 

Yeni bir eğitim-öğretim döneminin arifesindeyiz. Önümüzdeki hafta itibarı ile 2017-2018 eğitim-öğretim dönemi başlamış olacak. Daha sonraki haftalarda da üniversiteler birer birer açılacak. Yeni eğitim döneminin başta şehrimiz olmak üzere bölgemiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Vatan ve millet sevdası ile yoğrulmuş, ülkesi ve milleti için hizmeti kendisine şeref sayacak nesiller yetiştirebilmek ümidi ile tüm eğitim camiasına başarılar diliyorum.

Eğitim, bir ülkenin kalkınmasındaki en temel taştır ve öğretimden önce gelir. Bu ifade su götürmez bir gerçektir. Çünkü bilmek yetmez. Hangi bilgiyi; nerede, ne zaman, nasıl kullanacağımız konusu da önemlidir. Bu da doğru eğitim ile mümkün olur. Bundan dolayıdır ki önce eğitim, sonra öğretim gelir. Eğitim olmadan öğretim olmaz, olmamalıdır. Başta değerler eğitimi olmak üzere bir çocuk her alanda eğitimini tamamlamadan öğretime geçilmemelidir. Şu anda yürürlükte olana 4+4+4 sistemi bunun için uygundur. Zaten müfredatlar bu sisteme göre düzenlenmektedir. Ancak bana göre yeterli değildir. İlk 4 yılda çocuklara daha az bilgi daha çok eğitim verilmelidir. ‘Ağaç yaş iken eğilir’ sözünün değeri burada ortaya çıkmaktadır. Çocuğun zihnini bilgi ile doldurmadan eğitip doğru değerler ile yoğurmalı daha sonra gerekli bilgiler verilmelidir.

Eğitim çok yönlü bir süreçtir. Bu sürecin üç temel ayağı vardır. Bu nedenle eğitim süreci sacayağına benzetilir. Ayağın biri öğretmen, diğeri öğrenci üçüncüsü mutlaka ama mutlaka ailedir. Eğitimin çocuğun ete kemiğe bürünmesi ile ailede başladığını hepimiz biliyoruz. Ancak bazı ailelerin bilmesi gereken bir şey daha var: çocuk okula başlayınca ailenin görevi bitmiyor. Asıl görev o zaman başlıyor. Çocuğu okula gönderip, öğretmene emanet edip ‘eti de kemiği de senin’ deme zihniyeti köhne bir zihniyetken maalesef hala devam eden bir zihniyettir. Oysa çocuğun yaşı kaç olursa olsun ailenin sorumlulukları bitmez, bitmemelidir. Batı’daki gibi belli yaşa gelince serbest (özgür) bırakmak doğru bir tutum değildir. Her alanda Batı’yı örnek almaya çalışan bizler bu noktada hataya düşüyoruz. Çok ince bir ayrıntıyı gözden kaçırıyoruz. Eğitim ile öğretimin farklı şeyler olduğunu unutuyoruz. Öğretim konusunda, bilgi üretme konusunda, üretilen bilgiyi teknolojiye dönüştürme konusunda Batı bizden çok ileride olsa da ahlaki değerler konusunda bizim çok gerimizdedir. İşte bizim bilmemiz, dikkat etmemiz gereken nokta budur.

Bizi biz yapan, milletimizi ve devletimizi güçlü yapan, daim kılan değerlerin başında hatta temel noktasında olan şey sağlam aile yapımızdır. Avrupai eğitim tarzı diyerek bu yapının bozulması devletimize ve milletimize gelecekte büyük zarar verecektir. Bunu kimse görmezden gelmemelidir. Bu nedenle hangi yaşta olursa olsun çocuğun serbest bırakılması, aileden kopmasına sebebiyet vermektedir. Aileden kopan bir çocuğun aldığı bütün değerler eğitimi altüst olmaktadır. Günümüzde bile bunun somut örnekleri vardır. Ailelerin en önemli görevi her yaşta her durumda çocuklarının takibini sürdürmek ve onlara her konuda destek olabilmektir.

Destek olmak demişken hata yaptığımız bir konu daha ortaya çıkıyor. Bazı ailelerimiz de destek olmak adı altında çocuğun yapması gereken bürün görevleri, ödevleri kendisi yapıyor. Bu da çocuğu hazırcılığa, kolaycılığa alıştırıyor. İleride tek başına sorumluluk alabilme duygusunu, yetisini, cesaretini ortadan kaldırmış oluyor. Aileye düşen ödevleri, görevleri yapmak değil ‘yapmasına yardımcı olmak’tır. Çocuk mutlaka ama mutlaka çaba göstermeyi öğrenmelidir. ‘Aman çocuğum yorulmasın’ tarzındaki yaklaşım bir çocuğa yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bu konuda ailelerin de eğitimli ve bilinçli olması gerekmektedir. Eğitimin beşikte başlayıp mezarda bittiği gerçeği unutulmamalıdır.

Eğitim ve öğretimin önemi her fırsatta, her ortamda vurgulanıyor; vurgulanmaya da devam edecek. Ülkemizde en sorunlu alanların başında Milli Eğitim gelmektedir. Bununla ilgili görüşlerimi geçen dönem okulların kapandığı zamanlarda yazmıştım. İlerleyen haftalarda gerektiğinde tekrar değineceğimizi de ifade etmiş olalım. Şimdilik yeni eğitim öğretim yılının bilimin ışığında bir kez daha şehrimize, bölgemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ederek bitirelim.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA