Konya’dan Gümüşhane’ye Uzanan Bir Saltanatın Gizemi, Sözlü Anlatılarla Ortaya Çıktı

Pir Ahmed Bey'in Gümüşhane ve çevresinde yaşadığı dönem ile ilgili Erzincan’ın Otlukbeli İlçesi çevresinde dile getirilen sözlü anlatılar, tarihin gizli kalmış bir bölümüne ışık tutacak nitelikte.

HÜSEYİN ÖZGÜN
HÜSEYİN ÖZGÜN Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Karamanoğlu beyliğinin Konya dışında defnedilen tek beyi olan Pir Ahmed Bey'in Gümüşhane ve çevresinde yaşadığı dönem ile ilgili Erzincan’ın Otlukbeli İlçesi çevresinde dile getirilen sözlü anlatılar, tarihin gizli kalmış bir bölümüne ışık tutacak nitelikte.

Sözlü anlatıya göre; halasının oğlu olan Fatih Sultan Mehmet ile giriştiği mücadeleyi kaybedince Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’a sığınan Karamanoğlu Pir Ahmed Bey, Otlukbeli Savaşı sonrası ise her iki Türk Hükümdar arasında, arabulucu olarak görev yaptı.

Otlukbeli çevresinde dile getirilen anlatıyı Gümüşkoza’yla paylaşan Siyaset Bilimci Dr. Sercan Yılmaz, Temmuz 1473’de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan ve Osmanlı İmparatoru Fatih Sultan Mehmet’in orduları arasında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’nın hikâyesinin bir parçasının Gümüşhane’de meftun olan ve Pirahmet köyüne ismini veren Pir Ahmed Bey’e dayandığını söyledi.

“Sadece Sözlü Tarih Var”

Bu ilişkinin Erzincan-Otlukbeli havalisindeki sözlü tarih anlatımına dayanmakta olduğuna dikkat çeken Dr. Sercan Yılmaz, “Savaşın olduğu dönemin tarihini anlatan ve Padişah Uzun Hasan’ın tarihçisi kabul edilen Ebu Bekir Pinhani’nin Kitab-ı Diyarbekriyye adlı eserinden ve diğer Osmanlı kroniklerinden, aktaracağımız bu kesitin doğrulaması maalesef yapılamamaktadır” dedi.

“Diplomatik Süreç Kitaplarda Anlatılmıyor”

Osmanlı İmparatorluğu ve Akkoyunlu Devlet’leri arasında yaşanan Otlukbeli Savaşının, Doğu Anadolu’da statükoyu değiştirmediğini hatırlatan Dr. Sercan Yılmaz, “Maalesef tarih kitaplarında bu savaş sonrasında nasıl bir diplomatik süreç işlediğine değinilmemektedir. Şimdi dile getireceğimiz sözlü anlatı ise bu boşluğu dolduracak niteliktedir. Bu anlatıya göre kendisi bir Halveti Şeyhi olan Pir Muhammed, kimine göre Uzun Hasan’ın yakınlarından biri, kimine göre de mürşidi mertebesindeki önemli bir statüye haiz kişiliktir. İki taraf için son derece yıpratıcı ve neticesiz kalan Otlukbeli Savaşı sonrasında, savaş sahasından çekilen hükümdarların arasında da diplomatik görüşme için aracı konumundadır. Pir Muhammed, Osmanlı tarafı ile görüşmek ve iki taraf arasındaki savaş sonrası diplomatik kanalı açmak için halifelerinden biri olan Pir Ahmed’i görevlendirmiştir. Pir Ahmed de Osmanlı tarafı ile aradaki savaş halinin sonuçlandıran görüşmeleri sağlayacak ortamı oluşturmuştur” diye konuştu.

“Kolonizatör Bir Türk Dervişi”

Pir Ahmed’in bu vazifesini yerine getirmesine müteakip, Osmanlı ve Akkoyunlu sınır hattında, daha ziyade Akkoyunlu hâkimiyet bölgesinde kalan, Pirahmet Köyü civarına yerleştiğini dile getiren Dr. Sercan Yılmaz, “Bir tasavvuf erbabı olarak, Ömer Lütfi Barkan’nın Balkanlar için tespit ettiği kolonizatör bir Türk dervişi gibi, İslamlaşan bu coğrafyanın bir geçit noktasında, yeni toplumun kültürel ve sosyal karakterini şekillendirecek fırsatı bulmuş, fakat 1474’de ahirete irtihal etmiştir. Bugün Pir Ahmed adıyla anılan bölgenin, Padişah Uzun Hasan tarafından Pir Ahmed’e dirlik olarak ihsan edilmesi, gösterdiği yararlılığın bir neticesi olarak dirliğin verilmesi, ona atfedilen bu anlatının doğru olma ihtimalini akıllara getirmektedir” ifadelerini kullandı. 

“Kelkit, Savaş Mahallindeydi”

Otlukbeli Savaşı üzerinde çalışan Dr. Tahir Erdoğan Şahin’in, Erzincan’ın Otlukbeli ilçesini, bu savaşın en kanlı çarpışmalarının yaşandığı mahal olarak işaret ettiğini aktaran Dr. Sercan Yılmaz, “Bu mahalde orduların karşılaşması için, Osmanlı Ordusu’nun kullanması gereken güzergâh; Giresun Şebinkarahisar, Gümüşhane Kelkit, Bayburt Demirözü ve Erzincan Otlukbeli hattı olarak durmaktadır. Günümüz tarih kitaplarında sıkça dile getirilen, diğer alternatif güzergâh ise Erzincan merkezden, Tercan’a gelen güzergahtır. Klasik tarih anlatısında kullanılan yer adları ve savaşın gerçekleşeceği coğrafyanın iki ordunun karşılaşmasına imkân tanıyacak nitelikleri itibariyle, savaşın ağırlığının ilk güzergâh neticesinde varılan Otlukbeli ilçesi olduğu düşüncesine kapılabiliriz. Dolayıyla da bu savaşın cereyan ettiği mahallerde ve ordu güzergahında kısmen Gümüşhane’nin sınırları dahilideki ilçemiz olan Kelkit’in adını da anabiliriz” dedi.

“Araştırılmaya İhtiyacı Var”

Ülkemizde yeterince gelişmeyen Osmanlı arkeolojisi ve harp coğrafyası çalışmaları için Gümüşhane’de keşfedilmeyi bekleyen bir harp tarihi sahasının bulunduğunu söyleyen Dr. Sercan Yılmaz, “Bu alan, Gümüşhane’nin Osmanlı Tarihi ve Akkoyunlu Devleti tarihleri içindeki konumunu katkı sunacak unsurları barındırmaktadır. Bu alana yönelik yapılacak arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkartılabilecek materyallerin de ilimizdeki müze varlığını destekleyecek değeri ortadadır. Ayrıca önemli gördüğüm bir işlev olarak çocuklarımızın yaşadığı mekanla ve tarihi kimlikle kurabileceği irtibat bakımından, Otlukbeli Savaşı’nın ilimizle olan coğrafi bağları dikkate değer potansiyelleri barındırdığını vurgulamalıyım. Üniversitemizin ve Valiliğimizin dikkatine sunulur” diye konuştu.

“Şeyhi İçin Tek İz Ağamçağam’da”

Pir Ahmed Bey’in şeyhi olan Pir Muhammed’in tarihi hatırasından günümüze belirgin bir iz kalmadığını kaydeden Dr. Sercan Yılmaz, “Yerel anlatılar bu noktada bazı ipuçları barındırıyor. Sözlü anlatılarda Erzincan Otlukbeli ilçesine bağlı Ağamçağam Köyü mezrasındaki ziyaret yerinin, Pir Muhammed ve yoldaşlarının çilehanesi olarak kullandığı rivayet edilir. Yapı, merkezinde iglo tarzı yığma taşlarla yapılmış ve bir insanın sığabileceği tekil bir kubbeden ibaret ve etrafında da yine taşlarla kenarları dizilmiş ve başında düz-ince bir başlık taşı bulunan mezar benzeri kalıntıları barındırmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kendisinin de Otlukbeli Eski Belediye Başkanı ve tarihçi Enver Şahin ile birlikte bu anlatı çerçevesinde bölgeyi ziyaret ettiğini belirten Dr. Sercan Yılmaz, sözlü tarih açısından bölgede Pir Muhammed’in hatırasının devam ettirildiğini söyledi.

25 Şub 2024 - 17:27 - Kültür & Sanat

Mahreç  Hüseyin Özgün


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gümüşkoza Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gümüşkoza Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gümüşkoza Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gümüşkoza Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Salih Torun - Ben Pir Ahmet 'in " KÖSEDAĞ SAVAŞI " ndan sonra o bölgeye yerleştiğini, savaş öncesi Karaman'da yaşadığını, Karamanlı araştırmacı Osman Yıldırım hocamdan duymuştum.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 26 Şubat 11:06