"Öğretmen Sözünü ve Yerini Bilen İnsandır"

Bir öğlen arası sınıfları geziyordum. Bir öğrencimizin bir sınıfta hıçkıra hıçkıra ağladığını tesadüfen gördüm. Öğrencimiz pansiyon öğrencisi olmasına rağmen yemeğe  gitmemişti.

Benden habersizdi, içini çeke çeke ağlıyordu. İlk önce onun bu durumu ile ilgilenip ilgilenmeme konusunda tereddüt ettim. Ancak ilgilenmemin daha doğru olacağına kanaat getirerek  kapıdan ismiyle hitap ederek; "Benim güzel kızım, sen burada tek başına ne yaparsın, neden ağlarsın? Doğrusu bende zaman zaman tenha bir yer bulunca ağlarım. Herhalde beni ağlatan şey seni de ağlatıyor" dedim.

Sesimi alır almaz masumiyetin tüm özelliklerini yansıtan hanımefendi tavrıyla, ayağa kalkarken  gözlerini siliyor ve gözyaşlarını benden saklamaya çalışıyordu.

"Kızım istersen aşağıya inelim hem çay içelim, hemde beraber ağlaşırız. Ne dersin" dedim.

Tatlı bir tebessümle, "olur hocam" dedi. Veliler için ayrılan oturma köşesine inerken çayımızı ve çöreğimizi de söyledik. Masaya oturduğumuz da, bir süre ikimizde sessiz kaldık.

Taki  çaycı çayları masaya koyup; "afiyet olsun" hocam diyene kadar. Kantincimiz çok sosyal ve kibar birisiydi. Hem kanaatkar ve hemde yardım severdi. Okulda herkes kantinciyi çok sever ve sayardı. Zaman zaman öğrencilere, personele ve öğretmenlere ikramlarda bulunmayı adet haline getirmişti. Çaycı gitmeye koyuldugunda onu durdurarak, Necip Fazıl Kürek'in Zindandan Mehmet'e Mektup Şiirinden okuyacağım bir bölümü çaycı olarak dinlemesini istedim.

Oda; "Hay hay hocam memnuniyetle" dedi ve yanımıza oturdu.

"Çaycı, getir, ilâç kokulu çaydan! Dakika düşelim, senelik paydan! Zindanda dakika farksızdır aydan. Karıştır çayını zaman erisin; Köpük köpük, duman duman erisin!" Mısralarını okuyunca, hiç beklemediğim şekilde her ikiside aynı anda uzun süre alkışlayarak  memnuniyetlerini ifade ettiler.

Bu meyanda biraz muhabbet ettikten sonra çaycı müsaade isteyip ayrıldı. Biz ise, çayın eşliğinde atıştırmalıklardan atıştırıyorduk. Bir iki espiri ve anektottan sonra; "Pekala kızım şimdi asıl meseleye gelelim. Mahzuru yoksa seni ağlatan şey nedir? Bir sıkıntın veya derdin varsa yardımcı olmak isterim. Paylaşmak istersen memnun olurum. Benimde ağlamaya çok ihtiyacım var. Gerekiyorsa beraber ağlarız veyahutta derdine derman olabilirsek oluruz, Allahın izni ile." dedim.

Kızımız; " Hayır hocam hiçbir sıkıntım ve derdim yoktur, sadece ailemi özledim o kadar. Ben ailemi çok seviyorum, onları çok özlüyorum hocam çok." derken tekrar duygulanmaya başladı.Bu durumda gayrı ihtiyari olarak benimde gözlerim yaşardı. Kendimi tutmak için yutkunuyordum. Zira annemi kaybedeli henüz iki ay  olmuştu.

Öğrencim; "Hocam sizide üzdüm, hakkınızı helal edin. Şimdi de ben merak ediyorum sizi ağlatan şey nedir hocam" dedi.

" Kızım seni ağlatan şey beni de ağlattı. Tek farkla ki sen anne, babana ve ailene çok yakında kavuşursun, inşaallah. Lakin ben anneme de babama da ancak mahşerde kavuşabilirim. Çünkü ikisini de vefat etti. Sana gelince ne güzel ki özlem duyup hasret çektiğin annen, baban ve kardeşlerin var. Bu ağlama ne güzel bir ağlama. Elbette ki senin onları özlediğin kadar onlarda seni özlüyordur. Ya tersi olsaydı da; ne sen onları ve ne de onlar seni hiç özlemeseydi nasıl olurdu? Hatta birbirinizden nefret etmiş olsaydınız ki; ne yazık ki böyle aileler de var. O zaman ne kötü olurdu. Değil mi? Veyahut ta bir daha, bu dünyada benim gibi kavuşma ihtimaliniz hiç olmasaydı, ya nice olurdu? Değil mi kızım?" dedim.

Kızımızın hüzünlü  göz yaşları çoktan sevinç gözyaşlarına dönmüştü.  Adeta mutluluktan uçar gibi bir haliyle;
"Hocam size ne kadar teşekkür etsem azdır, sağ olun var olun.  Ne kadar büyük bir nimetin içinde olduğumun şimdi farkına vardım. İyi ki anne/babam sağ ve kardeşlerim var. İyi ki onlar bana ve ben onlara özlem duyuyoruz. Ya tersi olsaydı? O zaman çok kötü olurdu" diyerek yaşının çok üzerinde büyük dersler aldığını gördüm. İşte bir öğretmeni mutlu eden en güzel şey budur.

"Öğretmen ne zaman, nerede ve neyi  nasıl konuşacağını çok iyi bilen insandır." Tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü tebrik eder, ahirete intikal edenleri rahmet ve saygıyla anarım. Öğretmenler öğretmenler gününüz kutlu olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adem Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gümüşkoza Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gümüşkoza Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gümüşkoza Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gümüşkoza Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ak Parti Aday Adaylarından Hangisini Gümüşhane Belediye Başkanı Olarak Görmek İstersiniz?
Tüm anketler