HZ. Ali’yi Ne Kadar Tanıyoruz

İlim şehrinin kapısı, cenk meydanlarının "Haydar-ı Kerrar’ı", Allah ve Resulünün Mürteza’sı Şah-ı Merdan, Natık-ı Kur'an, Sıddık-ı Ekber ve “La Feta İlla Ali”(Ali’den başka yiğit yok) diye buyrulan Emîrü'l-Mü'minîn İmam Ali’yi yeteri kadar tanıyor muyuz acaba?

Evet, Anadolu coğrafyası belki tanınması gereken zatlar arasında en fazla onu tanımaktadır. Lakin bunu yeterli göremeyiz.

 Zira değerli zatlar tanındığı oranda takip edilebilir ve gönüllere taht kurabilir. Bu sebepten dolayı, onu biraz daha yakinen tanımaya vesile olacak bir iki hususu gündem edineceğim.

Ali bin Ebu Talip, İslam tarihinde özgün ve devrimci bir figürdür. Kendi döneminde toplumsal, siyasi ve dini sorunları ele alırken hep tevhidi bir duruş sergileyerek İslam’ın temel ilkelerini esas almıştır.

Peygamber (as)’dan kısa zaman sonra Mekke Derin Devleti Şam’da takva  elbisesini giyinerek isyan bayrağını açtı. Hz. Ali fitne ateşini körükleyen zamanın FETÖCÜLERİNE karşı sesiz, eli kolu bağlı duramazdı. O servete ve güce dayalı bir yönetim değil hak ve adalete dayalı bir sistem kurmak istiyordu. Ümeyye oğulları ise zorbalığa dayalı bir sistem kurmak istiyordu.

Bu sebepten dolayı Ümeyye Oğulları servet sahiplerinden, Hz. Ali ise toplumun alt tabakalarından ve ezilenlerden büyük destek görüyordu. Hz. Ali’nin adalet, eşitlik ve özgürlük adına attığı adımlar, İslam toplumunun tabanında büyük bir etki yaratıyordu.

Hz. Ali, zengin ve fakir arasında uçurum olmasın diye; adalet ve eşitlik ilkesinden hareketle kaynakları adil dağıtıyor, ezilenleri gözetiliyor ve her hak sahibinin hakkı koruyordu.

Bu tarz bir yönetim sadece o dönemi değil, aynı zamanda İslam toplumunun geleceğini de etkilemiştir. Zira tüm zamanların zalimlerine karşı çıkmak isteyenler için o dönem bir mihenk taşıdır.

Hz. Ali aynı zamanda çok iyi bir mürebbi olarak Hasan, Hüseyin ve Kerbela’nın şahidi Zeynep gibi Ümmetin gözdelerini yetiştirmiştir. İnsan eğitimini ele alırken, nasıl bir hikmet dili kullandığına birlikte kulak verelim:

“Ey insan! Şurasını iyi bil ki, gönül büyük bir Şehristandır. O şehirde iki padişah bulunur. Her padişah kendi hükmünün galip olmasını isterken aralarında mücadele olur. Hangisi diğerine galip gelirse orada onun hükmü egemen olur. Bu iki padişahtan birisi akıl, diğeri şeytani olan nefistir. Şeytani sıfatlar sırasıyla şunlardır: tamah, hırs, intikam, kibir, kin, cimrilik, haset, gurur, gazap, düşmanlık, gıybet, inkâr, yalan, doyumsuzluk ve gaflettir. Aklın sıfatları ise: kalp huzuru, kanaat, doğruluk, itimat, tevekkül, ilim, güzel huy, tevazu, sabır, şefkat, merhamet, cömertlik, ikrar, saygı, teslimiyet ve Allah aşkıdır.”

 “Kendinizi başkasının kölesi kılmayın. Yüce Allah sizi hür bir kişi olarak yaratmıştır. Bu hürriyeti hiçbir bedele değişmeyin. Şerefinizi, satarak hiçbir menfaat elde edemezsiniz. Sizi bu yüce değerlerden alıkoymaya çalışanların ardından koşmayın.”

“Bazı insanlar; ahiret ameliyle ahireti değil, dünyayı elde etmeye çalışır. Bu ne kötü bir kişiliktir.”

 “İlim maldan hayırlıdır; ilim seni korur, malı ise sen korursun. Mal, vermekle azalır, ilim öğretmekle çoğalır. İlim hâkimdir, mal ise mahkûmdur.”

İlim Şehrinin Kapısı’na müracaat ettiğimiz oranda o ilimden pay alabiliriz. Bu ilimden herkesin istifade etmesi ümidi ile siz dostları selamlarım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adem Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gümüşkoza Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gümüşkoza Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gümüşkoza Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gümüşkoza Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ak Parti Aday Adaylarından Hangisini Gümüşhane Belediye Başkanı Olarak Görmek İstersiniz?
Tüm anketler