Gümüşhane'nin Kent Kimliği ve Beklentiler

Kent kimliği, kente dair akla gelebilecek bütün değerleri kapsayan ve içinde yaşayanlara da bu değerleri aktaran bir olgudur. Gezilen her sokağıyla, vakit geçirilen her mekânıyla, yanından geçilen bir çeşmesiyle ya da her gün duyduğumuz ezanın yankılandığı bir camiyle, bilinçli olalım ya da olmayalım, kente dair her çizgiyi kanıksayarak, o kentle bir bütün haline gelir insan. Haliyle kent denilen organizmanın, içinde insan bir ruh ve karakter kazanabileceği zemini bulur. Diyebiliriz ki, kentler insanı şekillendirir. Böylece bir kentin mekân tasarımı, içinde yaşayanların yaşam tarzını şekillendiren ya da yansıtan, hayata ve varlığa bakışını görselleştiren maddi bir evren olarak, insanları ve toplumları anlamada turnusol gibidir. Kent deyince, aklıma bir eser gelir. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir eseri… Orada ne güzel tasvirlerle anlatır bir şehrin, kültürle, mirasla ve tarihle harmanlanmış kimliğinin insanda yaşattığı yansımaları. İşte, bir kent insanda böyle bir anlam hissi uyandırabilmeli.

Bu nedenle, bir şehri ziyaret ettiğimde ilk baktığım, bu şehrin neyi temsil ettiğidir. O şehrin insanlarını tanımak için kolay bir yöntemdir. Bazen üzerine fazlaca düşünmeden, şehrin hissettirdiği bile, o şehrin birey ile kurduğu ilişkideki kaliteyi anlamada yeterli olabilir. Mesela Edirne’yi ele alalım. Selimiye’nin gölgesi altında yaşayan o muhteşem şehrin tek efendisi Mimar Sinan’ın şahane eseridir. Ne yüksek yapılar ne de çirkin bir siluet karşılar insanı. Sadece köklü geçmişi ile ihtişamını yaşatmaya çalışan ve tarihten taşıdığı mirasın hissiyatını, arzu edenlere zerk eden bir şehir. Başka bir örneğe geçelim, mesela Bursa. Eskiden şehre ovadan bakıldığında Ulu Cami’nin uluhiyet ve zarafetinin etrafında, Hüdavendigar Camii’nin, Yeşil Camii ve Türbe’nin, ufka doğru gözler çevirilince Yıldırım Camii’nin çizdiği hat içinde, evliyalar şehrinin huzur dolu silueti ile karşılaşılırdı. Şimdi ise Çarşamba TOKİ Blokları! Yani kent tasarımı diyor ki, artık bu şehir evliyalar şehri değil, evliyaların yerini daha başka değerler aldı. Dolayısıyla kent kimliğinin bir parçasına rantı da eklememiz gerektiği işaret ediyor.

Şehirlerimiz nasıl görünüyorsa, içinde yaşayanlar da öyle görünmeyi arzuluyor demek ki… Şimdi ise Gümüşhane’ye gelelim. Gazetemizin okurlarının aşina olacağı üzere, hemen hemen her hafta iki ya da üç yazı ilimizde ihmal edilmiş, unutulmuş ya da metrukiyet içindeki kültür mirasımıza yönelik çıkıyor. Gerçi çıkıyor da n’oluyor. Değişen bir şey olmuyor. Yukarıda izah ettiğim kentin yansıttığı değerler faslına göre inceleyelim şehrimizi.

Türkiye’nin son 150 senesinin dindarlık kültürünü şekillendiren, seveni ve sevmeyeni de olan, fakat önemi hiçbir şekilde yadsınamayacak Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi’nin doğduğu evin hali ortada. Sorsak herkes muhafazakârız der, Gümüşhanevi Hazretlerinin şehrinden selamlar söyler ama bu mühim zatın Gümüşhane’de yaşayan tek kalıntısının hali kimin umurunda… Başka bir örnek vereyim, Artabel’den Giresun’un Alucra ilçesinin yüksek tepelerine kadar uzanan Cihan Harbi’nden yadigâr cephe hatlarına ve şehitliklere hiç el değdirildi mi? Birkaç gazete yazısı ve bir üniversite öğrencisi olan Burak Pir’in saha gezilerinden aktarımları olmasa kaç kişi orada meftun olanların hikayesini bilecek? Ama hepimiz vatanseveriz, onda hiçbir sıkıntımız yok!

Tarihi mirasın dışına çıkalım. Şehrimizin genel görünümüne bakalım mesela. Ne görüyorsunuz? Gümüşhane’den bir Edirne performansı beklemiyorum ama komşumuz Bayburt’la kıyaslayalım. Müzeleri ve yaşatmaya çalıştığı halk kültürü ile hatta kent tasarımıyla hangisi daha cezbedici duruyor? Gümüşhane’nin bu halinin sorumluluğu da -kimsenin hakkını yemeyeyim- bugüne kadar gelen bütün belediye başkanlarının üzerinedir, bunu da belirtelim. Şimdi geçmiş geçmişte kaldı, önümüzde de bir yerel seçim var. Adayların vaatlerine bakıyorum da kent kimliğine, dokusuna dokunan elle tutulur bir şey göremiyorum. Çoğu, inşaat minşaat işleri. Bunu zaten yapmak zorundasınız. Yoksa niye Belediye kurumu var, diye sorarlar. Daha fazlası için, adaylardan bu şehre ve kültürüne ne katabilirler onu merak ediyorum.

Şehrimizin yakın çeperinde bir eskişehrimiz var mesela… Burası Gümüşhane’ye dair nasıl bir kimlik öğesi olabilir, bu düşünülüyor mu? Kayak pisti gibi fantastik ve kimsenin aklına gelmeyecek(!) uçuklukları kastetmiyorum burada. Acaba şehir planlamacısı, kültür tarihçisi ve şehrin dokusuna dair fikri olanlara bir şey sorulsa iyi mi olurdu? Neyse çok soru sordum, sıkıldım… Ama güzel bir husus var ki, adayların ekserisi kolektif akıldan, birlikte karar almadan ve istişareden yana vaatleri ile dikkat çekiyor. Belki bu şekilde, şehrimize dair ayağı yere basan, aklı başında ve buraya dair bir his uyandıracak işlerin çıkışına vesile olunabilir. Hayat gelip geçiyor, belki bugünü bir şekilde siyasetçilerimiz kurtarıyor ama gelecekte de iyi ve güzel anılmaktan kimsenin zararı olacağını sanmıyorum. Ziya Paşa’nın sözleri ile "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.". İşte mesele de biraz bu, iyi anılmak ve nihayetinde takdir edilebilmek.

Yazımın sonuna gelirken anmadan geçmek istemem. Geçen hafta (15 Mart) Talat Paşa’nın şehadetinin yıldönümüydü. Talat Paşa gününün değil, yarının insanı olan bir devlet adamımızdı. Onun temsil ettiği ve bıraktığı miras üzerinde Türkiye Cumhuriyeti kuruldu ve onun mirası olan kadrolarla Mustafa Kemal Atatürk yakın mesai ekibini oluşturdu. Her şeyiyle, ideal devlet adamlığının bir örneği olan Talat Paşa’yı rahmet ve minnetle anıyorum. Mekânı cennet olsun!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dr. Sercan Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gümüşkoza Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gümüşkoza Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gümüşkoza Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gümüşkoza Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Yiğido - Gümüşhane de Gümüşhane li kalmışım ki kültürünü korusun yaşatsın.

Sözün özü yıllar önce yeşil Gümüşhane beton yığınlarının içinde bir şehir oluverdi çünkü rahmetli Erbakan hocanın söylemi ile sizi gidi rantiyeciler oldu.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Mart 06:14
01

Zeynel Abidin Keleş - Zeynel abidin keleş

'tebrik ederim çok güzel

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Mart 15:24


Anket Ak Parti Aday Adaylarından Hangisini Gümüşhane Belediye Başkanı Olarak Görmek İstersiniz?
Tüm anketler