İslam Aleminin Bayramı Mübarek Ola

Siyonist kudurdu soykırım yapar

Bayramınız beyler mübarek ola

Çokları haçlının haçına tapar

Bayramınız beyler mübarek ola

Gazze’nin her yanı ateşten dağlar

Analar bacılar kardeşler ağlar

Yarenler yok mudur öldü mü sağlar?

Bayramınız beyler mübarek ola

Kudüs’ü Şerife katiller doldu

Taze fidanlar hep sararıp soldu

Mabetler meskenler tarumar oldu

Beyler bayramınız mübarek ola

Bayram, hakkın, hakikatin, adaletin, iyiliğin, güzelin, mazlumun, fakirin, açın, kimsesiz ve muhtaçların yanında olmak demektir. 

Bayram, dosta güven düşmana korku salmak demektir.

Bayram, zalimin zulmeden elini kırmak, mazlumun elinden tutmak demektir.

Bayram, tevhit şuuruyla ümmet bilincini kuşanmak demektir.  

Bayram, coşku demektir, sevinç demektir, hak demektir, adalet demektir.

Bayram, Müminlerin birbirlerine karşı bir vücudun azaları gibi olması demektir.

Şimdi bu anlamda bir bayramdan söz edebilir miyiz? Açık yüreklilikle evet diyebiliyorsak, bayramımız şimdiden mübarek olsun. Tuttuğumuz oruçlar da inşallah kabul olur. 

Ancak şu anda Gazze’nin çağın en korkunç silahları ile yakılıp yıkıldığını görüyoruz. Çoluk, çocuk, kadın, hasta ve yaşlı demeden nasıl katledildiklerini, nasıl soykırıma maruz kaldıklarını görüyoruz. Bu durumda bizler hangi yüzle, hangi yürekle ve hangi kayda değer bir amelle bayram yapabileceğiz. 

Evet, ne yazık ki masum siviller yüz doksan gündür bombalar altında can vermektedir. Şu an Rahmet elçisi dünyaya gelse acaba ne yapardı veya Müslümanların bu ahvaline ne derdi? Bu utanç verici halimizle “Ya Resulellah! Bizler senin ümmetiniz.” diyebilir miyiz? 

Yoksa yaptıklarımızdan veya yapmadıklarımızdan Rabbimizi gafil veya habersiz mi sanıyoruz? 

Yoksa Siyonist İsrail ile siyasi, ekonomik ve ticari ilişkileri normal seyrinde devam ettiren İslam Ülkeleri ne yaptıklarının farkında değiller mi? Bu hazin manzarayı hangi amel ve hangi tövbe temizleyebilir?

Hala Gazze’nin onurlu yiğitlerinin onurlu mücadelesini, ipe sapa gelmeyecek vehimlerle, şaibeli göstermeye çalışan gafiller var aramızda. Bunlar ne zaman dostu ve düşmanı tanıyacaklar.  

Yoksa Siyonizm’in güdümünde ki ABD’nin, arkasına taktığı şer ekseni ile el attığı her yere kan ve gözyaşı götürdüğünü görmüyorlar mı? İşte İslam ülkelerinden Afganistan, Irak, Suriye ve Libya’yı ne hale getirdikleri ortada… Bu ülkeleri iç savaşlarla boğuştururken kendileri kaynakları talan etmektedirler. 

Bütün bunlara rağmen İslam dünyası hala ABD’nin maşası olmaya devam ediyor. 

İki milyar Müslüman ramazan ayını oruçlu geçirerek güya bayram yapacaklar. Bu bayram vesilesi ile nameli nameli zalimlerin kahrına dua ve lanetler edecekler, fiili duaları ise hiç gündeme almayacaklar. Ancak gereği yapılmayan duaların Allah katında bir değeri olabilir mi?

Şimdi elimizde fırsatlar varken; Kur’an’da anlatılan bahçe sahiplerinin yaptıkları gibi yetkili yetkisiz her birimiz içten ve riyasız bir muhasebe yapmak zorundayız. Kimin çanağına ekmek doğradığımızı görmek zorundayız. Yoksa tüm sırların deşifre olduğu gün başımıza gelecek azap, mala değil cana, süreli değil süresiz olacaktır. Bugün tövbeler işe yarar amma o gün pişmanlıklar bile azaba dönüşür.

Ey Ümmeti Muhammed! Gazze’nin yardımına koşarak uyanalım daldığımız uykulardan… Uyanalım ki gerçek bayramların baharında coşup kucaklaşabilelim Allah’ın izniyle…

Selam ve dualarımla….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adem Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gümüşkoza Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gümüşkoza Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gümüşkoza Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gümüşkoza Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ak Parti Aday Adaylarından Hangisini Gümüşhane Belediye Başkanı Olarak Görmek İstersiniz?