Vaaali Beyyy…

Köy bekçisi Palabıyık Hasan, üç gündür, sabah güneş doğumundan iki saat sonra; akşam batımına bir saat kala Pısırık Ali’nin evinin toprak damından avazı çıktığı kadar bağırarak aynı ilanı tekrar ediyordu:

           “Eeeeey millet,  çok kıymetli, iyi yürekli sayın valimiz,   ayın onunda köyümüzü şereflendirip sizlerle görüşerek dert ve isteklerinizi dinleyecek. Toplantıya mutlaka katılın!”

             Pısırık Ali,  köy muhtarı Kel Hüseyin’i evinde ziyaret etti.

            “Muhtarım, Vali Bey, nasıl bir adam?” diye sordu.

             Muhtar, Valinin özgün niteliklerini arka arkaya bir solukta sıraladı: “Halden anlayan, yüksek anlayışlı,  hoşgörülü, kibar, nazik ve de köylüyü seven has bir adam. Yirmi senedir muhtarım böyle bir vali gelmedi.”

            “Dert ve isteğimizi dinleyip elinden geleni yapacak mı?”

            “Şüphen mi var?”

            “Yook, sadece sormuş oldum.”

             Tespit edilen gün ve saatte Vali Bey,  il jandarma komutanı ve daire müdürleri köy kahvesinde köylüyle bira ara geldi. Köy Muhtarın kısa bir “ Hoş geldin” konuşması arkasından ayağa kalkan Vali, nutuk çekme tavrını alarak söze başladı:    

            “Eeeey benim güzel yürekli köylüm, ben bu gün buraya sizin istek ve dertlerinizi dinleyip çaresine bakmaya geldim. Hiç çekinmeden, istediğiniz şekilde isteklerinizi tek tek sıralayabilirsiniz.  Buyurun, sizleri dinliyorum! “

               Muhtar köy yolunun yapılmasını ve su yeterli olmadığı için kuyu açılmasını, ondan sonra iki köylü de para olmadığı için ilaçlarını alamadıklarını söyledi. Vali, iki ay içinde yolun, arkasından kuyunun açılacağı müjdesini verdikten sonra ilaçlarını alamayanlara: “Hemen yarın gelin il sağlık müdürüne emir veririm,  ilaçlarınız verilir” dedi.

                Bunun üzerine halktan kopan, fırtına gibi uğuldayan bir türlü bitmek bilmeyen alkış, Vali Beyin gülümseyerek iki elini havaya kaldırıp bitirilmesini istemesi üzerine kesildi.

                 Vali Bey: “Başka isteği, derdi olan?” diye ortalığa sordu.

                  Hazır ol vaziyeti alan Pısırık Ali: “Benim de var beyim” dedi ve sustu.

                  “Çekinme,  söyle. Bunun için geldim !“

                 “Karga Halil’e on lira verdim, bir türlü alamıyorum”

                 “Neye verdin ?”

                  “Bu Karga Halil, bir numara particidir,  tuttuğu parti de hükümette. Birkaç kişiyi devlet işine soktu,  bana da; “seni Şiran’da gece bekçisi yapacağım” diyerek parayı aldı. Bir yıl geçti halen “acele etme senin iş olacak” diye beni oyalıyor. Sizin anlayacağınız yapmayacak. Ben vazgeçtim, ver paramı diyorum, duymazlıktan geliyor”

                       “Dava aç!”

                       “Avukata sordum,  borcu olduğuna dair elinde yazılı kâğıt var mı diye sordu, yok dedim, O, da üstüne bir bardak su iç, parayı alamasın dedi. Valim Beyim, ben bu parayı beş akrabamı gezerek toplayıp bir araya getirdim, üstüne bir bardak su nasıl içerim ?”

                       “İyi de şimdi ben den ne istiyorsun?”

                       “Gel seninle bir pazarlık yapalım”

                          Vali, öfkesini belli etmemeye çalışarak; “Ne pazarlığı yahu? “

                        “Sen bu on lirayı ondan al, beşi senin;  beşi de benim olsun! “

                       Vali Bey,  sağ yumruğunu masaya vurup top gibi gürleyerek ayağa fırladı: “Saygısız, utanmaz. O ne demek. Beşi senin beşi benim olsun ne demek? Bir Vali ile nasıl konuşacağını öğren, defol karşımdan,  terbiyesiz!” diye gürledi.

                       Vali Bey, kabaran öfkesini bastırmaya çalışarak dil ucu ile köylüye veda etti. Muhtar, Pısırığın yakasına yapıştı. “Ulaaa Pısırık, sen ne dangalak adamsın !”  dedi.

                          “Ben okul yüzü mü gördüm? Bir vali ile nasıl konuşulacağını nerden bileyim.”

                        “O zaman susmasını bil!”                       

                        “Hani valimiz anlayışlı, hoşgörülü, kibar, nazik ve de has adamdı”

                        “Gene de öyle bir adamdır”

                          “Yok, yahu gel de öyle bir valiyi sen benim külahıma anlat!”                 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Av. Kamil Gündüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gümüşkoza Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gümüşkoza Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gümüşkoza Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gümüşkoza Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ak Parti Aday Adaylarından Hangisini Gümüşhane Belediye Başkanı Olarak Görmek İstersiniz?