BEL’AM KİMDİR?

“Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan kimsenin haberini oku.” “Dileseydik, elbette onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o yeryüzüne saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer. Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, bıraksan da dilini sarkıtıp solur.”  “İş-te ayetlerimizi yalanlayan kavmin durumu budur. Kıssayı anlat, belki düşünürler.” ” Ayetlerimizi yalanlayan ve kendilerine zulmetmiş olan kavmin durumu ne kötüdür!” Araf /175 -177

Bu ayetler; tüm zamanların Bel’am’larının hikâyesini anlatmaktadır. Bu tipler her zaman ipini koparmaya hazır köpek gibidir. Çıkarları, korkuları ve beklentileri onların kalplerini, gözlerini ve kulaklarını devre dışı bırakmıştır. Dillerini eğip bükerek ve sureti haktan görünerek, hakkı batıl batılı hak gibi göstermeye çalışırlar.

Onun için Rabbimiz bu tiplerin hikayesini anlatarak; Resulü Muhammed (as)’dan özelde Yahudilere ve genelde tüm insanlara tilavet etmesini yani iyice belletmesini istiyor.

Rabbimiz, hikâyesi anlatılan Bel’am’a bir takım ayetler (mucizeler) vermiş ancak bu adam kendisine ait olan bu kabuktan veya deriden (ayetlerden) sıyrılıp çıkarak, şeytanın peşine takılmıştır. Allah’ın ayetlerini, hükümlerini, hak ve adaleti yok sayarak, dünyaya meylederek ve nefsani arzularının peşine düşerek Hz. Musa’nın karşısına dikilmiştir.

Esas itibarı ile kendisinden bahsedilen bu kişi; bu ayetler sayesinde yükselerek Allah’ın has kullarından biri olabilirdi. Lakin bu kişi; "Her hâlükârda tamahkâr bir nefsin sahibi olarak köpek gibi dünyaya saplanmıştır." Çıkarlarını elde edebilmek ve korkularından emin olabilmek için haktan saparak nefsani arzularının kölesi olmuştur.

 İşte Haktan sapanların, zalimlerin yanında yer alanların, partisinin, meşrebinin, mezhebinin, kabilesinin, kendi öz nefsinin, anne ve babasının çıkarlarını temin için haktan sapanların, adaleti yok sayanların ve insanlığı unutanların hali “Dilini sarkıtıp soluyan köpekten” farksızdır.

Bu saydıklarımız, sevdiklerimiz veya saydıklarımız, zarar görmesin diye hakkı ört-pas etmek ise; Bel’am olmaktan başka bir şey değildir.

Samimi bir mümin; her halükarda muhasebe yapmak zorundadır. Olması gereken yerde olup olmadığını, söylemesi gereken sözü söyleyip söylemediğini, olaylar karşısında göstermesi gereken tavırları gösterip göstermediğini, kimlerin çanağına ekmek doğrayıp doğramadığını gözden geçirmesi gerekir. Aksi halde ruhlara hiç tesir etmeyen, sinelere ve amellere hükmetmeyen bu ayetleri hatim okur gibi okumamızın bir anlamı olmaz.

Bu ayetler Bel’am’ları tanıtırken Bel’am olmamak için yapılması gerekenleri deortaya koymaktadır.

Bu izah ve yorumlardan sonra Bel’am tarihte haktan sarfı nazar ederek Firavun ’un yanında yer alan ve Hz. Musa’nın karşısına dikilen bir şahıs mıdır?  Yoksa Bel’am her zaman ve zeminde var olabilecek şahıslar veya kurumlar mıdır?

Evet, inancıma göre olması gereken yerde olmayanlar, göstermesi gereken tavırları göstermeyenler, söylenmesi gerekenleri söylemeyenler, safını haktan yana koymayanlar, hilebazlığı ve ihaneti huy edinenler; kim olursa olsun ve hangi kurum olursa olsun ya Bel’am’dır ya da Bel’am ruhu üzerine sinmiştir.

Selam olsun hakkın yanında dimdik ayakta duranlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adem Arslan - Mesaj Gönder

# alan

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gümüşkoza Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gümüşkoza Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gümüşkoza Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gümüşkoza Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ak Parti Aday Adaylarından Hangisini Gümüşhane Belediye Başkanı Olarak Görmek İstersiniz?